e-POSTA : bilgi@hakanozgul.com.tr

Beylikdüzü Belediyesi Öğrenemiyor

Kavramsal bir tartışma değil niyetim. Çünkü burada, birazdan anlatacaklarım öğrenmeyi isteme ya da öğrenmeyi istememe durumu değil. Durum, “öğrenememe”yle alâkalı. Yani biraz daha açıklayıcı olsun derlerse (ki sanırım gerekiyor) öğrenmeyi istediği halde bunu başaramama durumundan bahsediyorum.

Çeşitli kaynaklardan öğrenebildiğim kadarıyla Beylikdüzü Belediyesi çalışanları, engelli yurttaşlarla ilgili hem tutum, algı ve davranış hem de erişilebilirlik konusunda eğitim alıyor, donanım kazanıyor (!) ve sahada uyguluyormuş (!?). Buna rağmen nasıl olurda ne dilini ne de sokakları düzeltemiyor sorusunu sorduğumuzda, verilecek iki cevap var: Birincisi, aldıkları eğitimle alakalı, ikincisi ise ortada bir öğrenememe durumu mevzu bahis. Şimdi bu iddiamı iki örnekle desteklemek istiyorum.

Belediyeye göre engelli kişilerin sosyalleşememesi ve topluma karışamaması sorunu var ve Belediye bu konuda kendine görev atfetmiş durumda. Yani engelli kişileri sosyalleştirip, topluma karıştıracak. (Böyle basitçe yazıyorum ki algıda sorun olmasın) Şunu bilin ki, engelli kişilerin sosyalleşememesi ve topluma karışamaması sorunu var demek bizim tıbbi, bazen de sosyal model dediğimiz kavramla açıkladığımız bir durumdur. Yani, “sorun engelli bireyde ya da toplumdadır” der bu modeller. Hâlbuki sorun, bireyin hak ve özgürlüklerden yararlanması için gereken tedbirlerin alınmamasıyla ilgilidir, ki biz buna insan hakları modeli diyoruz. Ne var yahu bunda derseniz eğer, bu çok uzun bir konu olmakla beraber burada uzun uzun anlatamayacağım. Belki geniş bir zamanda değinebilirim. Ama kısaca söylemek isterim ki, tıbbi model sorunun kaynağını fonksiyon kaybı yaşayan bireyde, sosyal model hem bireyde hem de çevresel faktörlerde görür. Yani sorunun kaynağı engelli kişi ve/veya çevresidir. Halbuki yukarıda da anlattığım üzere sorunun kaynağı bireyin hak ve özgürlüklerden yararlanması için gereken tedbirlerin alınmamasıyla ilgilidir.

Yine Belediye’ye göre yatağa mahkûm (!) engelli yurttaşlar evlerinden çıkmakta zorlanıyorlarmış. İki husus var burada: Birincisi bu mahkûmiyeti hangi mahkeme vermiştir, ikincisi ise eğer bir kentte engelli yurttaşlar evlerinden çıkmıyorsa herhalde sorumlusu elektrik idaresi değildir. Sorun gereken tedbirlerin alınmamasıdır, yani insan haklarının hayata geçip geçmemesiyle ilgilidir. Fakat Belediye’nin henüz bu konuları anlaması pek mümkün değil zira tekamülünün denk geldiği çağ günümüz çağı değil. Bu arada belediye bunları söylemez diyenleri web sayfalarını ziyarete davet ediyorum zira bunlar gerçek. (http://www.beylikduzu.bel.tr/tr/content/engelli-ve-yaslilarimiz-toplu-dogum-gununde-eglendiler)

Adsız

İkinci örneğime geçiyorum…

Belediye erişilebilirlik düzenlemeleri yapıyoruz diye pek bir övünüyor. Övünmek çalışanın olsun, itirazım yok. Amma bu Belediye’nin erişilebilirlik namına yaptıklarını ben çeşitli platformlarda şu başlık altında anlatıyorum: “Yanlış uygulamalara iyi örnekler.”

Şimdi aşağıya bir fotoğraf koyuyor ve betimliyorum.

 

09_10_2015_nabiz_istanbul_beylikduzunde_yollar_engelsizBaşlık şu: Beylikdüzü’nde yollar engelsiz. Haberin orta sağ kısmında Sayın Başkan’ın gülümseyen bir fotoğrafı bir daire içinde ve onu da içine alan bir karede uygulamaya ilişkin bir fotoğraf var. En solda ise haber metni. Haber metnine göre “prestij yol çalışması” (!) devam etmekte de ve bu kapsamda görme engelli kişiler için yapılan hissedilebilir zemin övgü dolu sözlerle anlatılmaktadır. Buraya kadar bir tuhaflık yok elbette. Tuhaflık, hissedilebilir zeminin uygulanmasını gösteren fotoğrafta. 40X40 ebadında döşenen uyarıcı zemin taşları her ağacın etrafına U şeklinde döşenmiş. Birincisi uyarıcı zemin 40X40 kullanılmaz, ikincisi ise ağacın etrafına döşenmez, bir yaya yolunda. Sanırım müteahhidin elinde taş kalmış o da dekor olsun diye bu taşları kaldırım etrafına döşemiş, Belediye de örnek çalışma yaptım sanmış. Burada bu taşın nasıl döşemesi gerektiği konusunda bir izahat yapmayacağım fakat bir hissedilebilir zemin ancak bu kadar hatalı kullanılabilirdi.

Yazıyı daha fazla uzatmamak için kısaca bahsedeyim: Belediye’nin yaptığı uygulamalar hatalı. Örneğin kasisli yaya geçitleri, kaldırımlar, hissedilebilir zeminler ve daha niceleri.

Sayın Başkan’a bu alanda sorun yaşandığını, kendisinin ortaya koyduğu enerji ve azmin sahaya aynı kalitede yansımadığını ve ortaya koyduğu vizyon ile çalışmaların uyumlu olmadığını kibarca anlattım. O da sağ olsun beni kibarca dinledi ve detayları öğrenmek için (örneğin bir kısmı bu yukarıda anlattıklarımdır) benimle iletişime geçeceğini söyledi. Beni aramamasına üzülmedim, sözünü tutmadığı için de kınamıyorum ve hatta gülen yüzünden gülücükler eksik de olsun istemem. Fakat hayatımı ve yaşamımı yeterli tedbiri almayarak kısıtlayan ve sınırlayanlara karşı sessiz kalacak değilim. Sınırlama ve kısıtlamaların kaldırılması için gerekli müracaatları ilgili yerlere yapmaya çalışacağım. Sakın yanlış anlaşılması, bu bir tehdit etme biçimi değil, öğretme biçimi.

Hakan Özgül

Kötü Uygulamalara İyi Örnek Fotoğraflar

Resim1

Uygulama sonras_ 4

IMG-20150415-WA0001

Yazar Hakan Özgül